Savunma Mekanizmaları - İnkar

Psikolojik Savunma Mekanizmaları – Somatizasyon

Psikolojik Savunma Mekanizmaları - Somatizasyon
Psikolojik Savunma Mekanizmaları – Somatizasyon

Psikolojik Savunma Mekanizmaları – Somatizasyon

Psikolojik savunma mekanizmaları, kişinin yaşantıladığı durumlara, önceki yaşanmışlıklarından elde ettiği savunma kalıplarını yenilenen şekilde kullanmasıdır. Bu savunma mekanizmasına bağlı kalıplar, kişinin kendisini rahatsız hissettiği yaşantıdan uzaklaştırma çabasının bir sonucudur. Bu kalıpların psikolog/psikoterapist/psikoterapi için önemi, kişinin hangi durumlarda tekrarladığı ve yaşamının hangi döneminde oluşturduğudur. Diğer psikolojik savunma mekanizmalarını tanımlarken sıklıkla bahsedildiği üzere, savunma mekanizmaları en temelde kişinin yaşantısındaki gelişim dönemlerdeki konumuna göre sınıflandırılır. Somatizasyon hem oluşum hem de işlevsellik olarak birincil (ilkel) savunma mekanizmaları arasında yer alır. Somatizasyon, kişinin psikolojik olarak rahatsızlığını bedenselleştirmesi sonucunda tıbbi olarak bir bozukluğun sebep olmadığı sıklıkla nörolojik semptomlar gösterir. Bu belirtiler; çoğu zaman mide bulantısı, göz kararması, baş dönmesi, kol/bacak uyuşması şeklinde olabilir. Somatizasyon psikolojik savunma mekanizmasına ait örnekleri çocukluk dönemi ve yetişkinlik dönemi olarak iki alt başlıkta tanımlayacağız.

Çocukluk Dönemi

Somatizasyon psikolojik savunma mekanizmasını kullanan çocukların özellikle yapmak istemedikleri ya da yapılmasını istemedikleri durumlarla karşılaştıklarında sebepsiz ve aniden oluşan ağrıları oluşmaktadır. Bu durumla karşılaşıldığında ilgili uzman tarafından kontroller yapılsa dahi geçerli biyolojik ve tıbbi bir sebep bulunamamaktadır. Kişi rahatsız olduğu ya da rahatsız olabileceğini düşündüğü bir durum ile karşılaştığı noktada bu durumdan duyduğu ya da duyacağı muhtemel rahatsızlığı bedenine yansıtmaktadır. Kişi sözel olarak ifade edemediği rahatsızlığı bedenselleştirerek ifade etmektedir.

Yetişkinlik Dönemi

Somatizasyon psikolojik savunma mekanizmasını kullanan yetişkinlerde ise durum çocuklardan farklı değildir. Kişi rahatsız olduğu ya da olacağını düşündüğü bir durum ile karşılaştığında sebepsiz ve ansızın oluşan bir ağrı ile karşılaşmaktadır. Bu yetişkinlerde her zaman ağrı olarak gözlenmez. Kimi zaman sebepsiz bayılma gibi yine nörolojik semptomu olan tepkiler de geliştirmektedir. Sebebi tespit edilemeyen kol/bacak ağrıları da gözlenebilen durumlara örnek olarak verilebilir. Ancak psikolojik savunma mekanizması olarak somatizasyonun çalışma mekanizması çocukluk dönemi ile aynı işlemektedir. Kişinin ifade edemediği rahatsızlığı bedenine yansıtarak ifade etme çabası olarak tanımlanabilir. Kişinin geliştirdiği bu ifade yöntemi psikanalitik/psikodinamik terapi yönteminde kazanılacak farkındalık olmaksızın ortadan kalkmayacaktır.

Somatizasyon kişinin yaşamını doğrudan olumsuz etkilemektedir. Kişinin özel hayatındaki, sosyal hayatındaki ve iş hayatındaki sorumluluklarını yerine getiremeyecek durumlara ulaşabilmektedir. Bu durumda kişi, yaşadığı problemin önemini fark etmekte ve çözüm aramaya başlamaktadır. Hekimlerin sebep bulamadığı ağrıların sonucunda kişi yönlendirilmelerle psikoterapiye başvurmaktadır. Somatizasyona duyulan ihtiyaçların fark edilmesi ve bu ihtiyaçların daha olgun yöntemlerle karşılanması sonucunda somatizasyon ortadan kalkmaktadır.

Psikoloji yazı dizisinin devamı için makaleler sayfasını ve sosyal medya hesabımızı takipte kalabilirsiniz.

 

 

 

 

Call Now Button