Savunma Mekanizmaları - İnkar

Savunma Mekanizması – İlkel İdealizasyon

Savunma Mekanizması - İlkel İdealizasyon
Savunma Mekanizması – İlkel İdealizasyon

Savunma Mekanizması – İlkel İdealizasyon

Savunma mekanizması olarak ilkel idealizasyon, kişinin çocukluk dönemindeki temel bakıcıları ve kendisi ile kurduğu ilkel nesne ilişkilerinin devam etmesidir. Çocukluk dönemi içerisinde, kendilerini süper güçlü kahramanlar olarak tanımlayan çocuklara sıklıkla denk gelinmiştir. Bu çocukların ebeveynlerine de bakışı kendilerine bakışları gibidir. Ebeveynlerini süper güçlü anne, süper güçlü baba olarak algılamaktadır. Ebeveynlerinden beklentileri de bu yöndedir. Birçok çocuğun ebeveynlerden beklentilerinin ve isteklerinin karşılanmaması durumu algılanamaz ve anlamlandırılamaz. Algılandığı ve anlamlandırıldığı noktada idealize ettiği ebeveynin gerçek ile bağlantısının olmaması da kişiye acı vermektedir. Bu idealize etme eğilim çocukluk dönemine özgü bir savunma mekanizması değil, yetişkinlik döneminde de benzer idealizasyonlar yapılmaktadır. Savunma mekanizması olan ilkel idealizasyonu çocukluk döneminden ve yetişkinlik döneminden örnek ile açıklayacağız.

Çocukluk Dönemi

Ebeveynlerin bir çoğu çocukları için en iyisi olanı istemektedir. Bu istek çocuk için de bazen geçerli olmakta ve çocuk sahip olduğu benliği, anne ve babasının en iyisi olması yönünde arzuları olabilmektedir. Brenner ilkel idealizasyonu olan çocukların bu arzularının hayatlarındaki karşılıklarını tanımlarken, çocukların anne babalarının başlarına gelen (ölüm, iflas, vb.) olumsuzlukları algılamakta zorlandıkları ve aşırı derecede korku duyguları ile içselleştirdiğinden bahsetmektedir. Çocuk anne ve babasının herhangi bir olumsuzluğunun olması fikrini benimsemekte zorlanmaktadır.

Yetişkinlik Dönemi

Çocukluk döneminden gelen ilkel idealizasyon savunma mekanizması yetişkinlik döneminde de benzer şekilde devam etmektedir. İdealize edilmiş ebeveyn ile kurulan ilişki yetişkinlik dönemindeki nesne ilişkilerinde de devam etmektedir. Çocuklukta tümgüçlü ebeveyne sahip olma arzusu yetişkinlik döneminde en iyi işe sahip olma, en güçlü konumda bulunma, kusursuz erkek/kadın olma arzusu, kusursuz bir partnere sahip olma arzusu şeklinde gözlenebilmektedir. Nesne ilişkisi olarak artık ebeveynle kurulan ilişki yerine bir partnerle kurulan ilişki yerini almıştır. Sahip olduğu partnerin mükemmel olma arzusu çoğu zaman karşısındaki kimsenin hata yapmasına karşılık verdiği tepkilerde gözlenebilmektedir. Kişi partnerinin hata yapmamasını, kusursuz olmasını beklemekte aksi durumla karşılaştığında hem kendisine hem karşısındaki kişiye yıkıcı ve olumsuz duygu, düşünce ve davranışlar yöneltmektedir.

Kişi için ilkel idealizasyon savunma mekanizması özel hayatı, iş hayatı ve sosyal hayatı için olumsuzluklar barındırmaktadır. Bu olumsuzluklar, sağlıklı ilişkiler kurmasını engellemekte, iş hayatında mutlu olmasına engel olmaktadır. Psikolog/psikoterapist için ilkel savunma mekanizması, terapi içerisinde ivedilikle ele alınması gereken konulardan biridir. Kişinin sağlıklı ilişki kuramaması terapi içerisine de yansıyacak ve terapiden beklenen işlevselliğin karşılanmasını geciktirmektedir.

Psikoloji yazı dizisinin devamı için makaleler sayfasını ve sosyal medya hesabımızı takipte kalabilirsiniz.

 

Call Now Button